İlimizde fındık tarımı yapılan alanlarda iklimin ılıman, yağışlı ve nemli olması nedeniyle yabancı ot yoğunluğu artmakta ve dolayısıyla çiftçilerimizi mağdur etmektedir. Dar ve geniş yapraklı tek yıllık yabancı otların yanında, ısırgan gibi çok yıllık ve böğürtlen gibi odunsu bitkiler hızla gelişerek verimi olumsuz yönde etkilemekte, fındık bahçelerini kısa sürede kaplayarak bazı kültürel işlemlerin yapılmasını zorlaştırmaktadır.
Yabancı otlara karşı kimyasal ve mekanik olmak üzere iki türlü mücadele yöntemi mevcuttur. Kimyasal mücadele yöntemi İlimizin arazi yapısının dik ve engebeli olması nedeniyle kullanacağımız yabancı ot ilaçlarının toprak kaymalarına, bal arılarının zehirlenmesine, yağmur suları ile birlikte hızla içme sularına ve derelere karışarak başta su kirliliği olmak üzere çevre kirliliğine neden olmaktadır. Su kirliliğinin sonucunda başta balıklar olmak üzere suda yaşayan diğer canlılar insan ve hayvan zehirlenmelerine, toprağın doğal yapısının bozulmasına, yabancı otların üzerinde fındık zararlılarına karşı doğal düşman olarak bilinen faydalı böceklerin yaşam alanlarının yok olmasına neden olmaktadır. Yabancı ot ilaçları kullanıldığında bu faydalı böceklerin öldükleri, dolayısıyla fındığa zarar veren, zararlı böcek yoğunluklarının da arttığı bilinmektedir. Bu nedenle son yıllarda bakanlığımızca yabancı otlara karşı kimyasal ilaç kullanımı yerine mekanik mücadele yöntemlerinin benimsenmesi esas alınmıştır. Kimyasal mücadele kısmi olarak bulaşmanın çok yoğun olduğu alanlarda sınırlı olarak yapılmalıdır.
Mekanik mücadele yöntemi olarak yabacı otlar tohum bağlamadan önce biçilmeli, yanmış çiftlik gübresi kullanılmalı ve en önemlisi de ısırgan ve böğürtlen gibi çok yıllık bitkiler sökülerek yok edilmelidir.
Bu amaçla İlimizde 2009 yılından itibaren yabancı ot mücadelesinin mekanik olarak yapılmasına katkı sağlamak amacıyla çiftçilerimize Kırsal Kalkınma ve Destekleme Programı Çerçevesinde yaklaşık 10.000 adet motorlu ot tırpanı dağıtımı yapılmıştır.
Çiftçilerimize yabancı otlara karşı kimyasal değil, mekanik mücadeleyi öneriyor, gelecek nesillere daha az kirlenmiş bir çevre ve yaşanabilir bir doğa bırakmalarını diliyoruz.